İnsülin Direncinde Beslenme Tedavisi

İnsülin Direncinde Beslenme Tedavisi

İnsülin Direnci Nedir?

İnsülin direnci tanımı genel olarak, normal kan insülin düzeylerine rağmen insülin yanıtının azalması durumunu ifade eder. Yani kanda yeterli insülin var ancak dokuların insülin duyarlılığı azaldığından dokular kandaki glikozu yeterince kullanamıyor, böylece kan şekeri yükselmeye başlıyor.

İnsülin direnci, açlık kan şekeri ve kan insülin düzeyi ölçüm sonuçlarının değerlendirilmesi ile basitçe tespit edilebilir.

2017 yılında Türkiye'nin 7 farklı bölgesinde 3300 kişi üzerinde yapılan bir çalışmada insülin direnci görülme oranı %26 bulunmuştur. Yani bu çalışmaya göre toplumda her 4 kişiden birinde görülüyor diyebiliriz.

İnsülin direnci risk faktörleri nelerdir?
  • Aşırı kilo (Bel çevresinin kadınlarda 88 cm, erkeklerde 102 cm'nin üzerinde olması)
  • Yağ dokusunun artması
  • Dengesiz beslenme (özellikle früktoz ve şekerin aşırı tüketimi)
  • Hareketsiz yaşam
  • Ailede Tip 2 diyabet veya insülin direnci öyküsünün olması

İnsülin direnci, tedavi edilmeyip ilerlemesi durumunda başta tip 2 diyabet olmak üzere, hipertansiyon, hiperlipidemi ve kalp-damar hastalıkları için risk oluşturuyor.

Aşağıdaki belirti veya riskleri taşıyanlar insülin düzeyleri ve kan şekeri ölçümlerini yaptırmalılar:

"Aniden açlık bastırıyor gözüm hiçbir şey görmüyor bir anda şekerli şeylere saldırırken buluyorum kendimi" veya "gün içerisinde sık sık şekerli şeyler yemek istiyorum" bu cümleler size tanıdık geldi mi? Bizim diyetisyen olarak sık sık duyduğumuz cümleler bunlar. İşte bu durumları yaşayanlar mutlaka insülin direncine baktırmalı.

Bunun dışında:

  • Özellikle bel çevresinde aşırı yağlanma olanlar,
  • Ailesinde diyabet öyküsü olanlar,
  • Polikistik over tanısı almış kadınlar,
  • Tansiyonu ve kolesterolü yüksek olanlar dahiliye uzmanına başvurarak insülin direncine baktırmalıdır.

Türkiye'de 8 milyon diyabet hastası var. Diyabet görülme oranı ülkemizde her 10 yılda bir %100 artıyor. Kötü bir tablo var önümüzde. İnsülin direnci tanısı alan veya tanı almamış olanlar hepimiz şeker hastası adayıyız ve bu aşamadayken bu hastalığı önleyebiliriz.

Yaşam tarzı değişikliği ile insülin duyarlılığı arttırılabilir ve gelişmesi muhtemel diyabetin önüne geçilebilir.


İnsülin Direnci Olanlar Nasıl Beslenmeli?

  • Öncelikle fazla kilosu olanlar için ideal vücut ağırlığı hedeflenmelidir. Kilo kaybı insülin duyarlılığı arttırmada ciddi yarar sağlamaktadır. Bu noktada uzman yardımı almaktan çekinmeyin.
  • Şeker mümkün olduğunca azaltılmadır. Burada şekeri sıfırlamak gerçekçi ve uygulanabilir bir hedef olmuyor maalesef bunun yerine örneğin hafta 1 gün hafif bir tatlı tercih edilebilir.
  • Glisemik indeksi yüksek olan (kan şekerini hızlı yükselten) besinler mümkün olduğunca azaltılmadır. Bunlar başlıca; şeker, mısır şurubu, beyaz undan yapılan ekmek/kek/ pasta/ börek, bal, pekmez, beyaz pirinç, patates...
  • Bunlar yerine Glisemik indeksi düşük ve daha uzun süre tok tutan kompleks karbonhidratlar tercih etmelisiniz: tam tahıllı ekmekler, yulaf, çavdar, bulgur, kinoa, kuru baklagiller...
  • Ana öğünler arasında özellikle çok acıktığınızı fark ettiğiniz saatlere ufak ara öğünler yapmanızda fayda var.
  • Günde 5 porsiyon sebze meyve tüketmeye özen gösterin.
  • Yeterli lif alımına özen gösterin.
  • Haftada 2 kez balık tüketmeye özen gösterin.
  • Egzersizi yaşam tarzı haline getirin. Yani 1-2 ay spor salonuna gidip daha sonrasında eski hareketsiz yaşam tarzınıza dönmeyin. Günlük sadece 30 dakika yürüyüşün bile çok faydasını göreceksiniz. Kararlı bir şekilde sürdürmeye devam edin.

Hekiminiz gerekli gördüğü durumlarda ilaç tedavisi başlayacaktır, ilaçları özellikle saatine dikkat ederek düzenli bir şekilde kullanmaya devam edin. Kalıcı yaşam tarzı değişiklerinden sonra büyük ihtimalle ilaç kullanmanıza gerek kalmayacak.

İnsülin Direncine Etki Eden Fonksiyonel Besinler

Ø Yeşil çay: 3 aydan uzun süre düzenli tüketiminin açlık kan şekerini düşürdüğü çeşitli çalışmalarla gösterilmiştir.

Ø Keten tohumu: Diyetin bir parçası olarak 1 ay boyunca günde 10 gram keten tohumu tüketiminin glikoz ve insülin düzeylerini düşürdüğü ve insülin duyarlılığını pozitif yönde geliştirdiği gözlemlenmiştir.

Ø Zerdeçal: Dokulara glikoz alımını arttırdığı gösterilmiştir.

Ø Zencefil: tip 2 diyabetli 88 hastanın katılımıyla yapılan bir araştırmada 8 hafta boyunca günde 3 gram zencefil kapsülü tüketiminin açlık kan glikozunu %10 düşürdüğü gözlenmiş.

Ø Kakao: Zengin polifenol içeriği nedeniyle insülin duyarlılığını arttırdığı gösterilmiştir.

Ø Tarçın: Günde 6 gram tarçın tüketiminin insülin duyarlılığı arttırdığı gözlemlenmiş.

Ø Çörek otu yağı: Günde 2 gram kullanımının optimum olduğu ve 6 hafta düzenli kullanımının açlık kan şekeri ile hemoglobin A1C değerini anlamlı şekilde düşürdüğü bildirilmiş.

Ø Kırmızı meyveler (kırmızı üzüm, çilek, böğürtlen, yaban mersini): polifenollerden zengin olması ve lif içeriği nedeniyle insülin direnci kontrolünde yarar sağladığı bildirilmiş.

Ø Soya fasulyesi ve bakliyatlar: Kalp damar hastalıkları riskini azaltırken, insülin duyarlılığı arttırdığı gösteren çalışmalar mevcut.

Tüm bunlar diyet tedavisine ek olarak uygulanabilir. Hiçbir besinin tek başına mucize olmadığını unutmayın, beslenme bir bütündür.

‘Besinler ilacınız olsun, ilacınız besinler olsun.’
Hipokrat


Diyetisyen

 
6 ay önce
16 0 340